#FREEKHONTKAR





KAMUOYUNA VE BASINA DUYURU

Müvekkilim Onur Dinç (Khontkar) hakkında “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirme” suçunu işlediği şüphesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29.05.2018 tarihinde soruşturma başlatılmış, yapılan soruşturma evresinde Müvekkil tutuklu yargılanmak adına İzmir Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’na sevkedilmiştir. Bu konu kısa bir süre içerisinde yazılı ve görsel medyaya sızdırılmış, yazılı ve görsel medya kanallarında maalesef henüz soruşturma aşamasında olan bu durum kasti olarak hatalı beyanlarla ve müvekkili zan altında bırakacak nitelikteki haberler ile kamuoyuna duyurulmuştur. Ancak ne var ki, yazılı ve görsel medyada beyan edilen hususlar, olayın gerçekliğini resmetmekten öte müvekkili suçlama, müvekkilin kitlelerce beğenilen ve takip edilen sanatını icra etmesini engelleme çabasından başka bir amaca hizmet etmemektedir. O kadar ki, müvekkil hakkında henüz adli ve idari makamlarca bile suçlayıcı ifadeler kullanılmamışken, salt müvekkilin mağduriyeti üzerinden prim yapmaya çalışan medya kanallarınca keskin ifadelere yer verilmiş, müvekkili maddi ve manevi olarak çöküntüye ve bunalıma sevk etmeye çalışan hareketler sergilenmiştir. Bu medya kanallarına karşı hukuki mücadelemiz hiçbir duraksamaya uğramaksızın hak yerini bulana dek devam edecektir.

Müvekkil, kamuoyuna lanse edildiği gibi bir baskın veya operasyon ile yakalanmamıştır. 30.05.2018 günü sabah saatlerine karşı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Müvekkilin ikamet ettiği eve gelmiş, kapıyı çalmış, kapıyı Müvekkilin eşi açmış ve ekipleri evin içerisine almıştır. Ortada lanse edildiği gibi bir baskın, operasyon vb. bir iş veya işlem yoktur, aksine, Müvekkil son derece işbirlikçi bir şekilde narkotik ekiplerinin işlerini yapmasına yardımcı olmuştur. Bunun aksinin iddia edilmesi, müvekkili karalama amacıyla yapılan asparagas haberlerden ibarettir. Ortada bir gerginlik, agresiflik, arbede, kavga durumu olmadığı gibi müvekkil de narkotik ekipleri de birbirleriyle iş birliği içerisinde işlemleri olağan şekilde gerçekleştirmiştir.

Müvekkil, Türkiye’de 2010 senesinden beri müzik kariyeri üzerine eğilmiş, Trap müziğin Türkiye’deki öncüsü olarak da bilinen son derece başarılı sanatçı bir kimse olup, müzik alanında da son derece eğitimli bir kişidir. Yaptığı müzik alanında son derece başarılı prodüksiyonlara imza atan Müvekkil, Müzik Bilimleri Ana dalı altında Müzik Teknolojileri bölümü mezunudur. Müvekkilin sanatını ve sanatçı kişiliğini yakından takip eden kitleler, müvekkilin ne denli başarılı parçalara imza attığını, konserlerinde ne şekilde sevildiğini ve sayıldığını çok iyi bilmektedir. Müvekkil aynı zamanda Türkiye’de ve başta İngiltere ve Amerika olmak üzere çoğu yurtiçi ve yurtdışı basınında sanatına ilişkin röportajlar vermiş, burada yaptığı sanatın arka planını ve sanatını icra ederken sahip olduğu amaçları açık bir şekilde dile getirmiştir.

Müvekkilin asla uyuşturucu veya uyarıcı maddeye özendirme gibi bir gayesi bulunmamaktadır. Müvekkil, yarattığı Khontkar kişiliğinin yanı sıra yabancı prodüksiyonlarda Barry Allen kişiliği ile de tanınmaktadır. Bu kişiler müvekkil tarafından yaratılmış hayal ürünü kişilikler olmaktan öte değildir. Khontkar kişiliği sokağın gerçeklerini teatral şekilde yansıtmakta, Khontkar rumuzuyla yazılan şarkılarda da sokak ve yer altı yaşamına abartılı şekilde benzetmeler yapılarak ve görseller kullanılarak sanatsal bir açıdan işaret edilmektedir. Sokak ve yer altı yaşamının bütün gerçeklerine eklenen sanatsal bakış açısıyla ortaya çıkartılan bu eserler, hayal ürünü kurgular ve olaylara sahip olmakla birlikte aslında gerçeklerle temellendirilmiştir. Müvekkil büyüdüğü yerde gördüğü kötülükleri, yaşadığı zorlukları ve bu tecrübelerin onun üzerinde yarattığı etkileri özgürce ifade edebilmekten başka bir amaca sahip değildir. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında sokaklar ve yer altı yaşamının içerisinde bu suçları işleyen örgütler yerine bunu bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren sanatçıların susturulmaya çalışılarak uyuşturucuyla mücadele edildiğinin düşünülmesi, ülkemizde sokak ve yer altı yaşamında uyuşturucu ve uyarı maddelerin asla bulunmadığı gibi bir iddia kadar gerçeküstü bir beklentidir. Ancak üzülerek belirtmek isteriz ki, ülkemizde yine olayın kendisine müdahale yerine bunu gösteren kimselere müdahale edilme yoluna gidilmiştir.

Müvekkilin üzerine atılı suç yukarıda belirtildiği üzere, Türk Ceza Kanunu’nun 190/2 maddesi uyarınca “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirme” suçudur. Ne soruşturma kapsamında ne de Narkotik ekipleri tarafından yapılan yorumlarda Müvekkil hakkında uyuşturucu veya uyuşturucu madde sattığı şeklinde bir ifade bulunmamaktadır. Ne var ki, medyada yer alan ifadelerde Müvekkilin uyuşturucu madde satışı yaptığı şeklinde kaleme alınmış, salt okuyucu kitlesinin dikkatini çekmek adına Müvekkilin adı karalanmıştır. Bu iddiaların tamamı gerçeğe aykırı olup bu kişiler aleyhine hukuki ve cezai işlemler başlatılmak adına gerekli mercilere bildirimlerde bulunulmuştur.

Müvekkil hakkında soruşturma evresinde kaçacak olmasında kuvvetli şüphe olması ve işlediği düşünülen suçun alt ve üst sınırının yüksek cezayı öngörmesi sebepleriyle tutuklama kararı verilmiştir. Müvekkilin yurtdışına kaçma gibi bir gayesi olmamakla birlikte, önceden planlandığı üzere yurtdışında bir çalışma yapmak maksadıyla İngiltere’ye gitmek adına vize almış olması sebebiyle yurtdışına kaçma yönünde kuvvetli bir şüphe olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca hukukumuzda işlediği düşünülen suçun alt ve üst sınırının yüksek olması gerekçesiyle bir tutuklama kararı verilmesinin hukuken hiçbir karşılığı yoktur. Hal böyleyken, hakkında böyle bir soruşturma açılacağını bilmeyen ve bunu bilmesi kendisinden beklenemeyecek olan Müvekkilin yurtdışında bir çalışma yapmak adına vize almasının kaçma şüphesi olduğu şeklinde yorumlanarak hakkında tutuklama kararı verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.

Tüm bunlar ışığında, sayın kamuoyunda Müvekkil hakkında oluşan yanlış kanının temizlenmesi ve Müvekkilin ivedi bir şekilde olması gereken yere, sanat camiasına döndürülmesi adına var gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizi belirtmek ister, sanatını icra etmek isteyen kişilerin Anayasal hak olan ifade özgürlüğü kapsamında sansürlenmediği bir gelecek dileklerimizi kamuoyuna ve basına saygılarımızla bildiririz. #isyanyokdestekvar

Av. Barlas Ömür & Av. Ruhi Savaşkan

RELEASE TO PUBLIC AND PRESS

An investigation has been started by İzmir Chief Public Prosecutor’s Office against my Client Onur Dinç (Khontkar) on 29.05.2018 with the suspicion of committing the crime of “publicly promoting the use of narcotic drugs” and he was sent to İzmir Closed and Open Penitentiary Institution to be jailed pending trial during the investigation phase. This subject has been leaked to the visual and written media in a short notice and unfortunately, this matter which is currently in the investigation phase has been publicly announced through news that deliberately includes untrue statements and that places the client under suspicion. However, the matters announced in the visual and written media are beyond picturing the reality of the incident and serves no other purpose than a struggle to prevent the client from carrying out his art that is loved and followed by masses. In so far, even while the judicial and administrative authorities have not used any accusing expressions, the media channels have used sharp expressions that only aim to gain popularity over the victimization of the client and they have displayed acts willing to lead the client material and non-material distress and depression. Legal actions will be carried out non-stop against these media channels until justice has been served.

Client has not been apprehended with any raid or operation as is announced. İzmir Provincial Security Directorate Drug Enforcement Agency teams have arrived to the residence of the Client on 30.05.2018 around morning hours, knocked on the door, the wife of the Client has opened the door and let the teams into the house. There is no raid, operation and etc. process or procedures at play, on the contrary, the Client has helped the DEA teams do their jobs in a very cooperative attitude. Claiming contrary is only false news aiming to bedaub the Client. There is no tension, aggression, uproar, fighting in play and the client along with the team have cooperated in carrying out the normal course of the processes.

The Client have focused on his musical career starting from 2010 in Turkey and is a very successful artist that is also known as the pioneer of Trap music in Turkey and is someone that is highly trained in music. Client who has created extremely successful productions in music, is a graduate of Music Technologies major under the Department of Music Sciences. Masses who follow the art and artist personality of the Client know very well that the Client has produced very successful songs and how the Client is loved and respected in his concerts. The Client also has given interviews in domestic and foreign press, mainly in Turkey and in other countries especially in England and USA, here, he talked about the background of his art and his purposes while performing his art clearly.

The Client does never have any purpose of promoting the use of narcotic drugs. Along with the Khontkar character created by the Client, he is also known with the Barry Allen character in foreign productions. These characters are nothing more than imaginary characters created by the client. Khontkar character reflects the reality of the streets in a theatrical way and in the songs written under Khontkar nickname point out to the life in street and the underground life in an artistic point of view with exaggerative metaphors and with using visuals. These works that are created from adding artistic point of view to all of realities of the life in street and underground life are imaginary fantasies and incidents but are based on realities. The Client has no other purpose than freely expressing the malfeasance he saw, struggles he experienced in the place he grew up and the effects that these experiences had on him. Within the scope of battling against narcotic crimes, to expect silencing the artists who nakedly show these crimes within street and underground life is the way to battle these instead of actually battling against the crime syndicates that are involved in drug trafficking is a surrealistic expectation. However, we once again see that, in our country, it is preferred to intervene to the people who show these realities instead of intervening with the matter itself.

The alleged crime on the Client is “promoting the use of narcotic drugs” under article 190/2 of Turkish Criminal Code. Neither within the scope of the investigation nor the comments given by the Drug Enforcement teams have any expressions stating that the Client is selling narcotic drugs. However, the expressions used by the media are written as if the Client is selling narcotic drugs and have bedaubed the name o the Client for only drawing the attention of the readers. All of these claims are untrue and the necessary applications have been made to the authorities for legal and penal procedures against these people.

An arrest warrant has been issued against the Client with the justifications that there is high suspicion that the Client would escape during the investigation phase and that the punishment higher and lower limits foresee long punishment. While the Client has no intention to escape to outside the country, it is believed that there is a strong suspicion that the Client may escape since he has a visa from England for a production that he previously planned. Moreover, in our legal system, there is no legal correspondence as to the justification that the alleged crime has long punishment lower and higher limits. And yet, it is unlawful and unjust to issue an arrest warrant against the Client who is not aware and cannot be expected to be aware of such an investigation with interpreting his application of visa for production as a suspicion to escape.

With all these in mind, we would like to inform the public and the press that we will continue our work day and night to clear the untrue opinions about the Client in public and to return him to where he belongs as soon as possible, to the art community and we wish a future where, under the Constitutional right of freedom of expression, people who wish to perform their art are not oppressed. #isyanyokdestekvar

Attorney Barlas Ömür & Attorney Ruhi Savaşkan

ebru yüce